Sık Kullanılanlara Ekle  I    Site Haritası  I    Bilgi Formu

 

Hızlı İletişim : +90 (216) 405 20 47

 
 
HAKKIMIZDA HİZMETLER PROJELER REFERANSLAR LİNKLER İLETİŞİM
 
 
 

DOĞAYA SAYGILI ENERJİ ÜRETİM ŞEKİLLERİ


Fotovoltaik ile elektrik üretimi

 

Güneş, tüm dünya nüfusunun bir yıl içerisinde tükettiği enerjiden daha fazlasını 20 dakikada yeryüzüne gönderir. Böylece, bir enerji tedarikçisi olarak Güneş'i kullanmaya başlamanın zamanı gelmedi mi? Bazı önemli faydaları var: pratik, tükenmez, dünyanın her yerinde kullanılabilir ve tamamen ücretsizdir. Elektrik olmadığı zamanlarda enerji sağlamak için yararlanabilirsiniz, enerji maliyetlerinizi azaltabilirsiniz, hatta şebeke besleme tarifesi uygulanan ülkelerde elektrik üretirken para bile kazanabilirsiniz.

Konsantre güneş enerjisi ile elektrik üretimi


 

Konsantre güneş enerjisi; termal enerji için güneş radyasyon dönüşümünü kullanarak elde edilen buharla bir konvansiyonel güç sistemi çalıştırmak üzere tesis edilmektedir. Konsantre güneş enerjisi santralleri;  kolektörler, güç kulesi, heliostat veya parabolik çanak kolektörlerden oluşur.
Konsantre güneş enerjisinin aynaların transfer sıvısını ısıtması ile termal depolama yeteneği bulunmaktadır. Daha sonra ısıtılmış sıvı su buharı oluşturmak için kullanılır. Buhar ile geleneksel türbin ve jeneratör vasıtasıyla elektrik üretilir.

Güneşden sıcak su, buhar  üretimi

 
 

Ülkemizde çoğu Akdeniz ve Ege Bölgelerinde kullanılmakta olan, güneş enerjisini ısı enerjisine dönüştüren sıcak su üretme sistemleridir. Halen ülkemizde kurulu olan güneş kollektörü miktarı yaklaşık 12 milyon m² dir. Güneş enerjisi her kesin bağımsız, bedelsiz ve vergisiz yararlanabileceği bir enerji kaynağı. Tümüyle camdan mamul olan ve havası alınmış tüp donanımlı güneş ısıtma sistemi, yüksek emme ve film tabakalarının düşük yayılım oranları sayesinde güneş enerjisi ısı enerjisine dönüştürülür.

Güneşten sıcak su ve soğuk su üretimi

 

Parabolik güneş kolektörlerinden elde edilen buhar çift-etkili absorpsiyonlu soğutma makinasını çalıştırmakta ya da mutfak ve çamaşırhane gibi tesislerin buhar veya sıcak su ihtiyacını karşılamaktadır. Bu sistemde, ortalama 1,4 COP değerine sahip çift etkili soğurmalı soğutma grubunun çalıştırılması için gerekli olan ısı 144 °C, 4 atm özelliklerinde buhar ile karşılanacaktır. Parabolik oluk tipi kollektörlerde direk güneş ışınımının kullanılması, direk ışınımın kesintili ve geceleri hiç olmaması sebebiyle, sistem üzerine birisi kollektörde üretilen fazla kızgın suyun depolanacağı, diğeri ise soğutma makinesinde üretilen ihtiyaç fazlası soğutma suyunun depolanacağı, kızgın su ve soğuk su ısı depolama tanklarının yerleştirilmesi gerekmektedir.

Biyogazdan elektrik üretimi

 

Anaerobik çürütücülerde oluşan biyogaz, hacimsel olarak % 65–70 metan (CH4), %25–30 karbondioksit (CO2) ve küçük miktarlarda N2, H2, H2S, su buharı ve diğer gazlardan meydana gelmektedir. Çürütücü gazın özgül ağırlığı havaya göre yaklaşık olarak 0.86’ dır . Gaz oluşumu, çamurun uçucu katı madde içeriğine ve çürütücüdeki biyolojik aktiviteye bağlı olarak geniş bir aralıkta salınır. Metan gazının standart sıcaklık ve basınç altında net ısıl değeri 35.800 kj/m3’tür. Anaerobik çürütücü gazı ortalama olarak yaklaşık % 65 oranında metan içerdiğinden, çürütücü gazın ısıl değeri bu değerden daha düşüktür (yaklaşık olarak 22.400 kj/m3). Metan, propan ve bütandan oluşan doğalgaz ile karşılaştırıldığında ısıl değeri düşüktür. Biyogaz, içten yanmalı motorlar için yakıt olarak kullanılarak elektrik elde edilir.

Atık ısıdan elektrik üretimi

 

Organik Rankine Çevrimi (ORC), 125°C' nın üzerinde sıcak sıvı ve doymuş buhar kaynakları ile 200°C üzerindeki baca gazlarından elektrik üretebilen bir tür ORC türbindir. 125 °C’ nin üzerinde kazan bacaları, gaz türbinleri ve pistonlu motor egzozları gibi değerlendirilemeyen ısı kaynakları ile jeotermal ısı kaynaklarını, şebeke ile senkronize elektrik gücüne çevirmektedir.
Atık ısı içerisine direk olarak yerleştirilebilen, ya da sıcak/kızgın su, yağ ve buhar ile beslenebilen buharlaştırıcı ısı eşanjörü, mevcut soğutma kulesinden gelen soğutma suyu ya da dry cooler / evaporatif cooler olarak tercih edebilecek direk bağlantılı soğutma kulesi ile çalışmaktadır.
Isı kaynağı olan çok çeşitli sektör ve tesislerde  kullanılabilir. Başlıca potansiyel alanlar katı atık tesisleri, atık su arıtma tesisleri, çöp gazı üretilen tesisler, gıda üretim tesisleri, kağıt, çimento, tekstil, ilaç, petrokimya, rafineri, enerji dönüşüm tesislerinde, termik santrallerde, jeotermal tesislerdir.

Biyokütleden elektrik üretimi

 

Entegre piroliz gazlaştırma sistemleri ile kalorifik değere sahip selüloz, lignin ve benzeri içeriğe sahip biokütlelerden elektrik üretilmesi sağlanır.
Selüloz, lignin ve benzeri içeriğe sahip biokütlelerden yüksek verimlilikle H2 elde edilerek elektrik üretilmesi. 500kWe - 5MWe arası boyutlarda gazlaştırma ve kojenerasyon sistemleri kurulabilir. Sistemde üretilen hidrojen gazı sektörel ortalamanın %15 üzerinde konsantrasyona ve %50 üzerinde enerji yoğunluğuna sahiptir. (Gaz konsantrasyonları: 65% H2, 30%CO2, <5% CO)
• Hidrojen dağıtımı ve depolaması ihtiyaçlarını ortadan kaldırır.
• Yenilenebilir kaynaklar kullanarak CO2 açısından nötr enerji üretimi sağlar.
• Talas, kağıt gibi atıkların ve orman, çimenlik alan gibi alanlardan gelen organik artıkların hızlı, pratik ve ekonomik bir şekilde enerji üretilerek yok edilmesini sağlar.

Baca gazından sıcak su üretimi

Bacadan atılan ısı ile duman borulu baca kazanlarının montajı yapılarak atılan ısıdan sıcak su veya buhar elde edilebilmektedir. Elde edilen buhar ve sıcak su; üretilecek buhar için gereken taze suyun ısıtılması için veya işletmelerde değişik amaçlar için kullanılarak değerlendirilebilmektedir.

Rüzgardan elektrik üretimi

 

Rotor Blades (Pervane kanatları) : Rüzgar enerjisini dönme hareketine çevirmeye yarar.
Shaft (Şaft) : Dönme hareketini üretece iletir.
Gear Box (Dişli Kutusu): Pervaneyle şaftın aralarındaki hızı arttırıp, üretece daha hızlı bir hareket iletilmesine yardımcı olur.
Generator (Üreteç) : Dönme hareketinden elektrik enerjisi üreten bölüm.
Breaks (Frenler) : Aşırı yüklenme ve bir sorun olduğunda pervaneyi durdurmaya yarar.
Tower (Kule) : Pervane ve motor bölümünü yerden güvenli bir yükseklikte çalışmasını sağlar.
Electrical Equipment (Elektrik Donanımı) : Üretilen elektrik enerjisini ilgili merkezlere iletilmesini sağlar.

Gel git hidro elektrik

Gel-git veya okyanus akıntısı nedeniyle yer değiştiren su kütlelerinin sahip olduğu kinetik veya potansiyel enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir.

Gelgit enerjisini elektriğe dönüştürmek için yaygın olarak, uygun bulunan koyların ağzının bir barajla kapatılarak, gelen suyun tutulması, çekilme sonrasında da yükseklik farkından yararlanılarak türbinler aracılığı ile elektrik üretilmesi hedeflenir. Suyun potansiyel enerjisinin %80'ini elektrik enerjisine dönüştürebilen gel-git enerjisi, güneş enerjisi gibi diğer alternatif enerji kaynaklarına göre daha yüksek bir verimliliğe sahiptir. Deniz ve okyanuslardaki düzenli akıntıların kinetik enerjisinin, deniz tabanına yerleştirilen türbinler aracılığı ile elektrik enerjisine dönüştürülmesi akıntı enerjisi olarak anılır.
20. yüzyılın ilk yarısında, gelgitlerden yararlanılmaya yönelik çeşitli düşünceler ortaya atıldıysa da, ekonomik ve teknik bakımdan uygulanabilir ilk proje, Fransız mühendislerin 1961-67 arasında Brittany’deki Saint-Molo Körfezinde kurudukları Rance elektrik santrali oldu. Rance santrali esas olarak tersinir (iki yönde de çalışabilen) türbinlerle donatılmış bir barajdan oluşmaktadır. Santralde her biri 10 bin kW gücünde 24 ünite bulunmakta ve üretilen elektriğin yüzde 87,5’i alçalma sırasında elde edilmektedir. Kabarma sırasında barajın kapakları açılır ve suların serbestçe düşmesine olanak sağlayacak bir düzeye inmesinden sonra boşaltılır

Dalga enerjisi

Okyanus denizler gibi büyük su kütlelerinde meydana gelen dalgaların enerjisinden yararlanabilmektir. Yenilenebilir enerji formlarından bir tanesidir.
Üretilmesindeki zorluklar:
Dalgaların yüksek gücüne karşın düşük hızlarda ve farklı yönlerde hareket etmesi
En güçlü fırtınalara ve tuzlu suyun neden olacağı paslanmaya dayanabilecek yapıların yüksek maliyeti
Kurulum ve bakım giderlerinin yüksekliğidir.
Dalga enerjisinin toplam enerji potansiyeli, toplam enerji büyüklüğü 2.5 terawat olarak hesaplanan gel-git enerjisinden çok daha fazladır. Sahilleri güçlü rüzgarlara maruz kalan ülkeler, enerji ihtiyaçlarının %5 veya daha fazlasını dalga enerjisinden karşılayabilirler.

Akarsudan elektrik üretimi

Jeneratörlerin dönmesi, düşen suyun enerjisinden faydalanılarak gerçekleştirilir. Bu su doğrudan türbinin kanatlarına çarparak dönüşü sağlar. Elde edilecek elektrik gücü, suyundan faydalanılan nehrin akış hacmine, düşüş yüksekliğine bağlıdır. En uygun hidroelektrik santralleri, yeterli yağmurlarla beslenen ve akış eğimi büyük olan nehirler üzerine kurulur. Nehre yapılacak bir barajla, santralin sürekli çalışması için su biriktirilmiş olur. Barajdan sular cebri borularla türbine taşınır. Kullanılan türbinin türü su yüksekliğiyle yakından ilgilidir. Eğer düşüş yüksekliği 300 metreden büyükse, darbe türbinleri kullanılır. Bu türbin, yüksek hızdaki suyun türbinin dış çevresindeki kepçelere vurmasıyla döndürülür. Eğer suyun yüksekliği 300 metreden düşükse, reaksiyon türbinleri kullanılır. Bu tip türbinlerde ise suyun yalnız hız enerjisinden değil, basıncından da faydalanılır. Su, türbini 100-200 devir/dakikada çevirdiği için ve buhar türbinleri 3600 devir/dakika çalıştığı için bu türbinlerin düzeni buhar türbinlerinden farklıdır. 
         Bu avantajının yanında ilk yatırım maliyetinin çok fazla olması dezavantajıdır. Elektrik üretiminin yanında aşağıdaki amaçları da yerine getirmektedir.
         1 – Taşkın ve baskınları önleme.
         2 – Sulama işlerini düzenler.
         3 -  Balıkçılığı geliştirir.
         4 – Ağaçlandırmayı sağlamak.
         5 – Turizmi geliştirmek.
         6 – Ulaştırmayı kolaylaştırmak gibi birçok faydaları vardır.
                   Hidrolik santrallerin diğer santrallere göre pek çok üstünlükleri vardır. 
     a.Su santrallerinin yakıt masrafları yoktur. 
     b.Santral yedekte kalsa bile kayıplar yok denecek kadar azdır. 
     c.Verimler zamanla azalmaz. 
     d.Az sayıda eleman gerektirir. 
     e.Enerjinin birim maliyeti oldukça azdır. 
     f.Yük değişmelerine çok çabuk uygunluk gösterir. 
     g. Bakım ücretleri az olup yapısı basit ve sağlamdır

Jeotermal enerji üretimi

Jeotermal (jeo-yer, termal-ısı anlamına gelir) yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu, kimyasallar içeren sıcak su, buhar ve gazlardır. Jeotermal enerji de bu jeotermal kaynaklardan ve bunların oluşturduğu enerjiden doğrudan veya dolaylı yollardan faydalanmayı kapsamaktadır.      

Tamamen çevreci ve sürdürülebilir bu enerji tipinden enerji üreten üç ayrı santral modeli mevcuttur.
Yüksek verimliliğe sahip, ucuz, hammadde bulma, satın alma, taşıma sıkıntısı olmayan, sürdürülebilir, yan ürünler için doğal hammadde kaynağı ve güvenilir jeotermal kaynakları kullanan santral tipleri
Kuru-Buhar Santrali: Yer altı  kuyularına inen borulardan sadece yeryüzüne buhar çıkan buharı türbine pompalayan ve elektrik üreten santral. 
Anlık Buhar Santrali: Borularla yeryüzünün derinlerine inerek basınçlı 182 derece ve üzerinde sıcak su çıkartıp düşük basınçlı tanklarda buhara çevirerek kullanan santral. 
Çift Döngü Santrali: Düşük sıcaklığa (102- 182 derece) sahip su kaynaklarının daha düşük sıcaklıkta kaynayabilen ikinci sıvıya ısı aktarması ile çalıştırılan santral. Çoğunlukla organik materyalden oluşan ikinci sıvıya ısısını aktaran birinci sıvı(su) tekrar yeraltına yönlendirilir.

Buhardan ejektör ile soğutma enerjisi üretimi

Yüksek basınçta enjektöre gelen buhar enjektörden yüksek bir hızla geçer bu esnada evaparatör içinde vakum meydana getirirken düşük basınç altında kalan su gizli ısısını vererek soğur.
Ana kollektörden enjektöre gönderilen 10 atm. buhar evaparatördeki soğuk buhar ve havayı alır. Enjektörden geçen buharın hızı bu esnada 1000-1200 m/sn’ye kadar çıkar, buhar ve hava ana kondensere karışım olarak direkt verilir. Kondensere gelen buhar, kondenserden geçen soğutma suyu ile soğutularak kondens olarak buhar üretim tesislerine gönderilir.
Sistemde bulunan yardımcı kondenser 2 kademeden oluşmaktadır ve her kademe için 1 adet enjektör bulunmaktadır. 1. kademe enjektörü ana kondenserdeki vakum sağlarken 2. kademe enjektör ise yardımcı kondenserin 1. kademesinin vakumunu sağlar. Bu esnada pompa girişlerine kadar bütün sistemde vakum gerçekleşir. Makinenin soğutmaya geçmesi için –0,99 kgf/cm² vakuma ulaşılması gerekmektedir

Klimadan sıcak su üretimi

   
 

Kısaltmalar
COM Kompresör
RU Kapatma Vanası
SC Geri kazanım eşanjörü
BGV Ayrıştırıcı vana
YR Çekvalf
A Kondenser
B Fan

Soğutma gruplarında diğer soğutma sistemlerinde olduğu gibi kondenserde soğutucu akışkanın önce kızgınlığı alınır, sonra soğutucu akışkan yoğuşturulur ve aşırı soğutulur. Bu esnada ortama önemli ölçüde ısı enerjisi bırakılmaktadır. Normalde kondenserden atılan ısı enerjisi boşa harcanan enerji olmaktadır. Kondenserlerin uygun tasarımı ve ilave tanzimlerle kondenserden atılan enerji geri kazanılmakta ve özellikle kullanım suyu ısıtılmasında kullanılmaktadır.
Sözü edilen ısı enerjisinin geri kazanımında: tüm kondenser kapasitesinin geri kazanılmasına ısının toplam geri kazanımı, kızgın gaz bölgesindeki kapasitenin geri kazanılmasına ise ısının kısmi geri kazanımı denmektedir.

Toprak kaynaklı ısı pompa uygulaması

Isı pompaları genel anlamda ısıyı üretmek yerine taşımayı amaçlar. Bunun içinde ısının alınacağı bir ısı çukuruna ihtiyaç vardır. Ülkemizde kullanılan ısı pompalarının hemen hemen hepsi ısı çukuru olarak havayı kullanmaktadırlar. Günümüzde havayı ısı çukuru olarak kullanan ısı pompaları Split Klima ve çiller olarak adlandırılmaktadırlar.
Hava kaynaklı cihazların verimleri, dış hava sıcaklıklarının değişimlerinde, farklı değerler alırlar. Verim değerlerinin gün içinde dahi sabit kalmaması sebebiyle, işletme maliyetlerinde beklenmeyen artışlar meydana gelir. Bu verim değişimlerini önleyen sıcaklığı sabit kabul edilebilecek ısı çukurları da mevcuttur. Bu amaçla kullanılan sıcaklığı sabit kabul edilebilen ısı çukurları toprak ve sudur. Toprak – Su Kaynaklı Isı Pompası teknolojisi yeryüzünün belirli bir derinliğinde sıcaklığın yıl içinde nispeten sabit kalması gerçeğine dayanır. Bahsedilen derinlikte toprak tabakası kışın havadan daha sıcak, yazın ise daha soğuktur. Toprak – Su Kaynaklı Isı Pompaları kışın yeryüzünün altında veya yer altı sularında depolanmış ısıyı binaya, yazın bina içindeki ısıyı yeraltına taşıyarak doğanın bize verdiği bu avantajı kullanırlar. Kısaca yer altı; kışın bir ısı kaynağı, yazın ise bir ısı çukuru olarak davranır. Toprak – Su Kaynaklı Isı Pompaları günümüzde ısıtma – soğutma ve sıcak kullanım suyu eldesinde kullanılmaktadırlar. Bu ihtiyaçların tümüne tek makinayla cevap verebildikleri için de tercih sebebi olmuşlardır.

 
 
Anasayfa | Hakkımızda | Hizmetler | Projeler | Referanslar | Linkler | İletişim  
   Copyright 2012 ©  Enerji Mühendislik  Her hakkı saklıdır.
 
Ziyaret:   Bugün : 26  Toplam : 138330